Kuflu Forum  

Geri Git   Kuflu Forum > Eğitim-Öğretim Dünyası > Ödevler Dünyası > Felsefe-Psikoloji-Sosyoloji



Gözler,El ve Beyin

Felsefe-Psikoloji-Sosyoloji


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.10.12, 22:48   #1 (permalink)
Müdavim Üye
 
Uygu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 4.304
Teşekkürleri: 1.659
965 mesajına 2.008 kere teşekkür edildi.
Standart Gözler,El ve Beyin

Çocukta dil ve düşüncenin gelişimi ilk kez İsviçreli epistemolog* Jean Piaget’nin çığır açan çalışmasında kapsamlı bir incelemeye tâbi tutulmuştu. Teorilerinin bazı yönleri özellikle de çocukların bir aşamadan diğerine geçiş biçimini yorumlayışındaki esneklik yoksunluğu eleştiri konusu olmuşsa da onun çalışmaları neredeyse gözardı edilmiş bir alanda öncü çalışmalar niteliğindeydi ve teorilerinin birçoğu geçerliliğini halen önemli ölçüde korumaktadır.


Hegel’in genel olarak diyalektik düşüncenin sistematik bir sergilenişini sunan ilk kişi olması gibiPiaget de doğumdan çocukluğa oradan da ergenliğe kadar olan gelişmenin diyalektik sürecine dair bir fikir veren ilk kişiydi. Her iki sistemin de barındırdığı kusurların bu insanların çalışmalarının olumlu içeriğini karartmasına izin verilmemelidir. Piaget’nin aşamaları şüphesiz oldukça şematik ve araştırma yöntemleri de bir o denli sorgulanmaya açık olsa bile yine de bunlar erken insan gelişimine genel bir bakış olarak değer taşımaktadırlar.

Piaget’nin teorileri davranışçıların görüşlerine bir tepkiydi davranışçı ekolün önde gelen temsilcisi Skinner özellikle 1960’larda ABD’de etkiliydi. Davranışçı yaklaşım lineer bir kümülatif gelişme kalıbına dayanan bütünüyle mekanik bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre çocuklaruzman öğretmenler ve müfredat planlamacılar tarafından oluşturulan lineer bir içerik programına tâbi tutulduklarında en verimli şekilde öğrenirler.
Skinner’in eğitim teorileri kapitalist zihniyete cuk oturmaktadır. Bu teoriye göre çocuklar sadece ödüllendirildiklerinde öğrenirler tıpkı bir işçinin ancak fazla mesaiye kaldığında fazla para alması gibi.

Davranışçılar dilin gelişimi konusunda tipik bir mekanik görüş benimsemişlerdi. Noam ChomskySkinner’in bebeklerin ilk birkaç sözcüğü (esas olarak isim sözcükleri) nasıl öğrendiğini uygun biçimde açıkladığına ama bunların nasıl bir araya getirildiğini açıklamadığına dikkat çekiyordu.

Dil yalnızca sözcük dizileri değildir. Dil tam da belli bir dinamik ilişki içindeki sözcükler bileşimidirki onu öylesine zengin etkili esnek ve karmaşık bir araç yapan da budur. Burada bütün en kesin biçimde kendi parçalarının topl******* büyüktür. Yabancı dil öğrenmeye çalışmış her yetişkinin katılacağı gibi iki yaşında bir çocuğun gramer kurallarını öğrenmesi gerçekten inanılmaz bir hünerdir.

Bu kaba ve mekanik dogmayla karşılaştırıldığında Piaget’nin teorileri ileri doğru büyük bir adımı temsil etmektedir. Piaget öğrenmenin çocuklarda doğal olarak bulunduğunu açıkladı. Tüm çocuklarda zaten mevcut olan bu eğilimleri açığa çıkarmak öğretmenin işidir. Dahası Piagethaklı olarak öğrenme sürecinin lineer bir çizgi olmadığına nitel kırılmalarla kesintiye uğradığına dikkat çekti. Piaget’nin orijinal aşamaları tartışmaya açık olsa da bu diyalektik yaklaşımın genel olarak geçerli olduğuna kuşku yoktur.

Piaget’nin çalışmasında değerli olan şey çocuğun gelişiminin çelişkili bir süreç olarak sunulması ve bu süreç içindeki her aşamanın bir öncekine dayandığının bu bir önceki aşamanın da hem aşıldığı hem de muhafaza edildiğinin savunulmasıdır. Genetik olarak koşullanmış altyapı daha ilk andan itibaren çevreyle diyalektik bir etkileşime giren hazır malzeme sunar. Yeni doğmuş bebek bilinçli değildir ama acilen giderilmeyi talep eden derin ve köklü biyolojik içgüdülerce yönlendirilir. Bu güçlü hayvan içgüdüleri yok olmazlar etkinliklerimizin altında yatan bilinçsiz bir alt tabaka olarak dururlar.

Hegel’in dilini kullanacak olursak burada karşımıza çıkan şey kendinde varlıktan kendisi için varlığa; potansiyelden gerçeğe yalıtık savunmasız bilinçsiz varlıktan doğa güçlerinin bir oyuncağından bilinçli bir insan varlığına geçiştir.

Kendisinin bilince varışa doğru ilerleyen hareket Piaget’nin doğru biçimde açıkladığı gibi farklı aşamalardan geçen bir mücadeledir. Yeni doğmuş bebek kendini çevresinden açıkça ayırt edemez. Ancak yavaş yavaş kendisiyle dış dünya arasındaki ayrımın farkına varır.

“Doğumdan dilin edinilmesine kadar geçen dönem” diye yazıyor Piaget “olağanüstü bir zihinsel gelişme dönemidir.” Başka bir yerde varlığın ilk 18 ayını “küçük ölçekte bir Copernicus devrimi” olarak tanımlıyor. Bu sürecin kavranılması gereken anahtarı özne (kendisi) ve nesne (gerçeklik) arasında cisimleşen ilişkinin yavaş yavaş aydınlanışıdır.

*

Alıntı
__________________
Her yağmur, her rahmet yıldırımlarla düşer toprağa.
Nurlar şimşeklerle yağar kalp denen İlahi Otağa
Uygu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:27.


Powered by vBulletin® Copyright © 2017 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
2008-2016 Her hakkı kendinde saklı olan forum.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.