Kuflu Forum  

Go Back   Kuflu Forum > Hayata Dair > Şiirler ve Güzel Sözler > Aşk ve Sevgi > Hikayeler, Efsaneler ..

Konu ile Alakalı Etiketler: korkulu hikayeler, korkulu efsaneler, mersin mezarligi orman tarafinda onlarca mezar yanmistir, gece korkulacak hıkaye, gizemli korkulu hikayeler dunyasi,


Gizemli - Korkulu Hikayeler

Hikayeler, Efsaneler ..


Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil
Okunmamış 06.09.09, 11:07   #1 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart Gizemli - Korkulu Hikayeler



Bir askerin drami


Görevli bir mutemet astsubay bankaya gidip taburdaki askerlerin maaşlarını çekmiş. biliyosunuz askerlere ödenen rakamlar çok düşüktür ama bunlar bir araya gelince hayli yüklü bir meblağ olur. adam bankadan çıktıktan sonra evi yolunun üzerinde olduğundan şoförüne eve uğrayacağını söylemiş. niyeti rahat rahat bi tuvalete girmekmiş adamcağızın.
Eve geldiğinde karısının küçük oğluyla banyoda olduğunu görmüş. büyük oğlu da oturma odasında legolarla oynuyomuş. astsubay para çantasını oğlunun yanında bırakıp tuvalete girmiş. ancak geri döndüğünde zavallı adam inanılmaz bir manzarayla karşılaşmış. oğlan çantadaki deste deste paraları cayır cayır yanan sobaya atıyomuş. babasını görünce de sırıtmaya başlamış yaptığının ne menem birşey olduğundan habersiz yumurcak. astsubay hemen çocuğun elinden hızla çekmiş bond çantayı. ama çanta neredeyse boşalmışmış. yaşadığı şokla oğluna hızlı bir tokat aşketmiş astsubay. tokadın şiddetiyle savrulan çocuğun kafası sobanın kenarına çarpmış ve oracıkta ruhunu teslim etmiş. yaptığından bin pişman astsubay küçük oğlunun kalbini dinleyip de atmadığını görünce çılgına dönmüş. o an kemerinden beylik tabancasını çıkarıp bir saniye bile duraklamadan kurşunu kafasına sıkmış.

Silah sesini duyan karısı koşarak odaya gelmiş. zavallı kadın oğlunun ve kocasının yerde kanlar içinde yattığını görmüş ve ne yaptığını bilmeden bağırıp-çağırmaya başlamış. o sırada banyoda yıkadığı küçük oğlu gelmiş aklına. hızla banyoya koşmuş ama maalesef oğlunun küvetin içindeki suya yüzükoyun paralel vaziyette cesediyle karşılaşmış. birkaç dakika içinde yaşadığı bu zincirleme felaket sonucunda aklını kaçırmış kadın ve hayatının geri kalan bölümünü akıl hastanesinde geçirmiş
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:07   #2 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Sonsuzluğa Dair


Gece karanlıkta gördüğü gölgeye aşık olmuştu peşi sıra koşmuştu... ama o her koştuğuna gölge'de onunde kaçıp gidiyordu...
Devamli uzaklaşıyordu...
Onu yakalamak için daha hızlı koşmaya başladı...
Güneş yavaştan kendini göstermeye başlamıştı fakat genç hala yetişememişti gölgeye!
Ve birden kaybediverdi onu güneş doğmuş ve gölgesi yok olmuş gidivermişti aynı gökkuşağı gibi aynı yağmur gibi...
Her gece gölgesini kovalamak coçukta bilinmez bir arzu istek haline gelmişti...
Birgün mutlaka yakalayacak ona sarılacaktı...
Her gece binbir telaşla çıkıp dışarıya koşuyordu asla yetişemeyeceğini bildiği gölgesinin peşinden...
Yani bir tutkuya tutulmuştu gerçekleşmeyeceğini bile bile...
Gölgesine vurulmuştu güneş doğana kadar onunla olacak gün boyu acısını bırakacak...
Ve içinden bir kaç sözcük geçti... Peşinden gittiği ama ulaşamadığı gölge'ye...
Sen gölge'ydin ben küçükken dikkatlice süzdüğüm ama hiç ulaşamadığım birgün sana ulaşmak istedim ömrüm boyunca ama olmadı ulaşamadım dedi....
Sevgiydi gölge....
Ulaştıkca kaybedilen kaybettikçe aranılan...
Sonsuzluğa dair.
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:08   #3 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Ni$an yüzzügü


Istanbul'da her sey çok güzel giderken aniden farkli davranmaya basladi. Beni aramaz sormaz oldu. Ailesi de durumun farkindaydi ve bana sabirli olmam gerektigini ogullarinin bunalim geçirdigini söylüyorlardi. Onu görmemek çok koyuyordu ancak aramaya korkuyordum; artik ne yaptigini bilmiyordu.

Bütün bir sene umutla bekledim ve yaz tatili geldiginde Bolu'ya döndüm. Sonunda bir gece beni aradiginda sevinçten çildiriyorum sandim. Burak hemen görüsmek istedigini söylüyordu. Nasil disari çikip kollarina atildigimi bilmiyorum. Bütün kötü günler bitmis Burak iyilesmisti.

O gün sabaha kadar eski günlerdeki gibi birlikte olduk. Çocuklugumuzun geçtigi sokaklarda yürüdük sabah olunca da tepedeki çay bahçesinde kahvalti yaptik. Huzur içinde eve dönüp uykuya dalmistim ki telefonun sesiyle uyandim. Annem çiglik çigliga agliyordu; Burak ölmüstü. Beni biraktiktan sonra evine gidip odasina çekilmis bir sigara yakip disariyi uzun uzun seyretmis. Daha sonra da odasinin penceresine çikip kendini asagiya birakmis.

Burak'in intiharindan sonra ciddi bir bunalim geçirdim. Ailem bu depresyondan kurtulabilmem için beni bir sürü doktora götürdü. Bu arada onun varligini sanki hiç ölmemis gibi yanimda hissediyordum. Her yalniz kaldigimda benimle konusuyor ve onu unutmami istiyordu. Genelde arkamdan sesleniyor bir an önce kendimi toparlamami ölümün kendi seçimi oldugunu söylüyordu.

Bu konuda kimse bana inanmiyordu. En acisi da Burak'tan geriye hiçbir sey kalmamasiydi. Bu süre içerisinde birlikte çekildigimiz tüm fotograflar bir sekilde yok oldu. Kimi kayboldu kiminin üstüne bir seyler döküldü. Sonuç olarak ondan geriye nisan yüzügümüz ve bana yazmis oldugu bir mektuptan baska hiçbir sey kalmadi. Burak'in bu hatiralarini cüzdanimin içinde tasiyor ve gözüm gibi sakliyordum.

Bir gün yolda yürürken cüzdanimi düsürdüm. Içinde yüklü sayilabilecek miktarda parayla Burak'in mektubu ve nisan yüzügümüz vardi. Karakola gidip durumu anlattim ve olaydan bir hafta sonra cüzdanimin bulundugu bana bildirildi.

Karakola gidip cüzdanimi açtigimda gözlerime inanamadim. Param ve diger esyalarim eksiksiz içindeydi ancak Burak'in mektubu ve nisan yüzügümüz artik cüzdanda degildi...
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:08   #4 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Kücük Kiz

Adamın biri bi cumartesi gecesi evine dönüyomuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bi kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış "Gece yarısı böyle ıssız bir yerde n'apıyosunuz Allah aşkına? Bu saatte otostop mu yapılır?" demiş.

Kız "Uzun hikaye. Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın. Bu iyiliğinizi ömür boyu unutmam" diyerek arka koltuğa oturmuş. Kızın üzerinde cicili bicili hoş bi elbise varmış. Evinin adresini vermiş.

Gerçekten de yakınmış ev. Adam eve vardığında önünde durmuş "İşte geldik küçük hanım" diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş. Gözlerine inanamamış tabi. Hemen arabasından inip evin kapısını çalmış.

Beyaz saçlı çok yorgun görünen yaşlı bi kadın açmış
kapıyı. Adam heyecanla "Bana inanmayacaksınız ama yoldan küçük bi kız aldım. Bana buranın adresini verdi ama tam geldiğimizde..." Yaşlı kadın adamı susturmuş "Biliyorum biliyorum" demiş "Sonra da ortadan kayboldu di'mi? Bu başımıza ilk defa gelmiyo. Her cumartesi akşamı
aynı şey olur...

"Meğer kız bi cumartesi gecesi diskodan dönerken trafik kazası geçirmiş ve oracıkta ölmüş. Şimdi her cumartesi gecesi kazada öldüğü yerden otostop yapıp evine gelmek istiyomuş ama bunu bugüne kadar başaramamış. Kadın bunları anlatırken adamın gözü piyanonun üzerindeki
kızın fotoğrafına ilişmiş. Evet kız aynı kızmış ve üzerinde de aynı elbise varmış.
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:08   #5 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Arkadaslar uzun ama cok guzel bir gercek yasanmis olay....

HÜLYA VE HAKAN iSMiNDE iKi GENÇ VARMIS

KIZ GÜZELMi GÜZEL GENÇ YAKISIKLIMI YAKISIKLI BU IKI GENÇ BiRBiRLERiNi
SEVMiS VE BIR FLORT DÖNEMINDEN SONRA EVLENMEYE KARAR VERMisLER.

IKISNININ DURUMU IYI VE ZENGIN VARLIKLI AiLELERiN ÇOCUKLARIYMISLAR
VE SONUNDA HAKAN VE AiLESi HÜLYAYI iSTEMEYE GELMisLER.




NISAN YÜZÜKLERi TAKILMIs VE EVLiLiK GÜNLERi BELiRLENMiS
BIRGÜN HAKAN HÜLYAYI ARAMIs KIZ TELEFONA BAKMIs "AsKIM NAPIYORSUN" DEMIS

KIZ YEMEK YAPTIGINI YEMEK YIYECEGINI SOYLEMIS.

HAKAN "ASKIM YEMEGINI YEDIKTEN SONRA SENI ALMAYA GELECEGIM BIRLIKTE
SINAMAYA GIDERIZ IKI TANE BILET ALDIM" DEMIS.



KIZ TELEFONU KAPATIP YEMEDE DEVAM ETMIS TAM O SIRADA TÜP PATLAMIS
BÜTÜN TÜP PARÇALARI HÜLYANIN BÜTÜN VÜCUDUNU DELIK DESIK ETMIS!!!!


HASTANEYE YOGUN BAKIMA KALDIRILMIS!!1

HAKAN KOSA KOSA HASTANEYE GITMIS AMA HÜLYA ONUNLA GÖRÜSMEK ISTEMEMIS..ÇÜNKÜ YANIKTAN ÖYLE IGRENC BIR HAL ALMISKI YÜZÜ VE VÜCUDU BAKILDIGI ZAMAN IGRENIYORMUS INSANLAR.

ANNESI HÜLYANIN YANINA GELMIS VE "KIZIM HAKAN PERISAN BIR HALDE NEDEN ONU GÖRMEK ISTEMIYORSUN" DEMIS
KIZ; "ANNE SEN BÝLE YÜZÜMÜN BU HALINE BAKMAYA IGRENIYORSUN....

BENI O GÜZEL HALIMLE HATIRLASIN HERSEY BITTI SÖYLE ONA SAKIN BENI ARAMASIN"



ANNE KIZININ DEDIKLERINI ÇOCUGA AYNEN ILETMIS. ÇOCUK ÜZÜNTÜYLE HASTANEDEN ÇIKMIS VE ARABASINI SÜRATLA KULLANMAYA BASLAMIS VE
TRAFIK KAZASI GEÇIRMIS VE KÖR OLMUS.



ANNESI TEKRAR KIZININ YANINA GELMIS VE HAKANA OLANLARI ANLATMIS ARTIK EVLENMENIZ ICIN HICBIR MANI YOK ARTIK BIRBIRINIZE DESTEK ÇIKMALISINIZ BAK HEM ARTIK SENI ISTESENDE GÖREMEZ DEMIS...

BUNUN ÜZERINE KIZ HAKANLA EVLENMIS.IKI TANE ÇOCUKLARI OLMUS VE YILLAR SONRA HÜLYA KALP KRIZINDEN
ÖLMÜS.

ÖLDÜGÜ GÜN ÇOCUKLAR ANLAMISLAR KI BABALARI KÖR DEGilL VE ASLINDA HiÇ KÖR OLMAMIS!!!!


SEVDIGINI KAYBETMEMK ICIN BUKADAR SEYI GOZE ALABILECEK INSANLAR VARMIHALA DUNYADA??
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:09   #6 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Ingiltere'de okuyan iki Türk kizi yurttta ayni odada kaliyorlarmis. Bir gece kizlardan biri arkadasinin evine ders çalismak için gidecekmis.

Diger kizla vedalasip çikmis ama daha yurttan 100 metre falan uzaklasmis ki ders kitaplarindan birini unuttugunu farketmis. Odaya geri dönmüs tabiyatiyla. Kapiyi açtiginda isiklarin kapali oldugunu görmüs. "Banu yatti heralde" diye düsünüp ayaklarinin ucuna basa basa karanlikta kitabini aramis. Bulamayinca da "Simdi kizcagizi rahatsiz etmeyim nasilsa arkadasimda ayni kitaptan var. Idare ederiz artik" deyip çikip gitmis. Ertesi sabah sinavdan sonra odasina döndügünde bir de ne görsün! Oda bastan asagi kan içinde! Arkadasinin vücudu da parçalar halinde oraya buraya dagitilmis.

Duvarda da (muhtemelen kizin kaniyla yazilmis) bir yazi varmis:
"Aren't you glad you didn't turn on the lights?"

(Isiklari açmadigin için memnun musun?)
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:09   #7 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Cin ile Dalga Geçme


17 yasindaydim ve annemin memleketi olan Giresun'daydik. Döndü abla o siralarda 22 yasinda falandi (annemin amcasinin kizi). O'nu her gece cinler döverdi ve üzerinde tasidigi kuran'i çikartmasi için baski yaparlardi. Birlikte yatiyorduk onlarda kaldigim zamanlarda ama sabahlari vücudunun her yerinde morluklar oluyordu bende ise hicbirsey olmuyordu ve hicbirsey hissetmiyordum... Bir gece Döndü ablasi ablasinin akrabasi Emine ve onun nisanlisi epey geç saate kadar oturduk. Döndü'nün annesi ise saat 11 gibi yatti uyudu baska odada. Biz hala sohbet ediyorduk. Saat gece 02.00 olmustu.. Ben cin cagirmayi önerdim. Bu onlarada cazip gelmis olacak ki kabul ettiler. KIKI adinda kibrit cinini hepiniz duymussunuzdur. Bir kutudan 4 tane kibrit çöpü aldik ve cin cagirdik dualarla. Bu islerden çok iyi anliyordu Döndü. Sorular soruyorduk kibritlerde saga sola hareketle bize cevap veriyordu. Ben yasiminda küçük olmasindan dolayi bayagi zirvalamaya baslamistim. Cin ile dalga geçiyordum. Yanimdakiler ise iyice korkmuslardi benim cine ileri geri konusmamdan! Beni sürekli sus diye uyariyorlardi. Neyse bir müddet sonra isik kendiliginden kapandi kalktim dügmesine bastim actim arkami döndüm ki tekrar çat!! diye dügmeden kapandi isik.. Bulundugumuz oda köy evi oldugundan mutfak ve oturma odasi bir kullanilan bir oda.. Mutfak dolabi zangir zangir titremeye ve tabaklar birer birer yere dökülmeye basladi.. Hepimiz korkudan sapsari olmustuk TV açik degildi birden TV acildi. O zamanlar sadece TRT 1 gösteriyordu köy yerinde. Bilmedigimiz yabanci kanallar fisek gibi acilip kapaniyordu.. Biz binbir dua okuyarak cini göndermeye calisiyorduk. Artik yorulduk ve kibrit çöplerini masanin üzerine biraktik. Aman Allah'im cin gitmemisti ve masanin üzerindeki kibrit çöpleri kendiliginden hareket ediyordu. Döndü'nün akrabasi olan kadin bayildi bayilacak. Saat 04.00 olmustu artik ve Döndü'nün akrabasi olan Eminenin nisanlisi eve gidecekti. Köy yerlerini bilirsiniz acayip sessiz ve ürkütücü olurlar. Evine gidecegi yol da ormanin içinden gecen ve derenin oldugu bir yer. Neyse bu çikti gitti ve biz cini göndermek icin ugrasmaya devam ettik.. Tabi ki basaramadik öyle kizdirmisim ki onu her yeri darmadagin etti diyebilirim... Ve isin ilginç yani yan odada yatan yengemin çit bile duymamis olmasiydi.. Sabah ezani okunurken hepimiz korkudan ve uykusuzluktan uyuyakalmisiz.. Yengemin sesiyle uyandik ORTALIGIN HALI NE BÖYLE diye soruyordu. Ona anlattik o da ürperdi ve kizdi bize.. Emine'nin nisanlisi da ertesi günü geldi ve gece eve gittigi yolda onu taslamisti cinler bu taslar pek bir yerine isabet etmemissede omuzuna ve alnina carpmis ve oldukca morarmisti.. Ayni gece ben ananemin evine gittim yatmaya ve o gece Döndü ablami da çok sikistirmislar ve acaip dövmüs cinler. Kiz günlerce vücudu ve yüzü morluklar içerisinde gezmek zorunda kaldi... Komsumuz olan bir hocaya olanlari anlattik! Hoca bile dehsete kapildi ve cinin beni yasim küçük oldugu için affettigini yoksa yetiskin bir insanin cinle o sekilde dalga geçse çarpilacagini agzinin burnunun ters dönecegini söyledi.
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:10   #8 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Genç bi kız ailesinin evde olmadığı bi akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler içmişler derken içlerinden biri “Hadi cin çağıralım” demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş. Harfler kesilmiş fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bi ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: “İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4’te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim!” Kızlar feci tırsmıslar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış.
Bizimki zaten o tür şeylere hiç inanmadığından cin olayını ertesi sabah unutmuşmuş bile. Öğlene doğru telefon çalmış. Arayan kızın çok sevdiği çok iyi anlaştığı teyzesiymiş “Bugün içimde bi sıkıntı var evdeysen bi ara sana uğruycam. Dertleşelim biraz” demiş. Kız da sevinmiş teyzesini görecek diye “Hemen gel ben de seni çok özledim” demiş.

Kız teyzesini hakikaten dertli ve solgun görmüş. Hoşbeş etmişler ama teyze hala dalgınmış. Kız “Teyzecim sen konuştukça daha kötü oldun istersen başka bişey yapalım” demiş. Teyzesi de “O zaman tavla oynayalım. Ne zamandır seninle oynamadık. Kafam dağılır biraz” demiş. Kız tavlayı almaya giderken bi gece önceki olay aklına gelmiş “Meğer benim teyzem cinmiş” deyip gülümsemiş.

Kızla teyzesi güle oynaya tavla oynarken bi ara teyze tuvalete gitmek için kalkmış. O içerdeyken telefon çalmış. Arayan kızın babasıymış. Adamcağız çok üzgün bi sesle konuşuyomuş: “Kızım teyzen öğlen bi trafik kazası geçirdi. Durumu çok iyi değildi ama Allahtan ümit kesilmez deyip sana haber vermedik ama az önce teyzeni kaybettik başımız sağolsun…”
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:10   #9 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



MEZARLIKTAKİ YANGIN

Su an 17 yasındayım ve olay bundan 7-8 sene evvel YASANMISTIR.

O yaz en büyük zevkimiz arkadaslarla gece asagı inmek idi ve hemen hemen indigimiz her gece birbirimize korku hikayeleri anlatırdık. Anlattıgımız hikayeler genelde kendi hayal ürünümüz olurdu fakat anlatırken sanki yasamış gibi anlatırdık ve kendi uydurdugumuz hikayeye o ortamın verdigi gerilimle kendimiz de inanır ve korkardık.
Içimizde en çok hikaye anlatan Nedim diye bir arkadasımız idi. Nedim yasça bizden büyüktü ve bizi korkutmayı iyi başarıyordu açıkçası. Yine böyle bir gecede Nedim bize çok ilginç bir hikaye anlattı. Hikayeye göre bazi insanlar sebepsiz yere içlerinden gelen bir ateşle küle dönüsecek kadar yanıyorlarmis. Bu yanma o kadar çabuk gerçeklesiyomuşki kendisini kurtarmaya zamanı olmuyormus kurbanın. Ayrıca bu olay kurban yalnızken gerçekleşiyormuş yani görgü tanığı olmuyormuş hiçbir zaman. Bu anlattıgı hikaye ilginç olduğu kadar inandırıcı gelmemisti çogumuza. Fakat Nedim evinden getirdigi ansiklopedi de yazılanları bize gösterince tüylerimiz diken diken olmustu hepimizin. Bu olaylar gerçek yasanmıs olaylar olarak anlatılıyordu ansiklopedide kanıtları ile. O gece eve kosar adımlarla çıktım ve bütün gece gözlerime uyku girmedi. Ertesi gün ise belki hepimiz için hayatımızın en korkunç günü olmustu.

Gelen habere göre Nedim bir sokak arasında ölü bulunmustu ve isin ilginç yanı Nedim'in gömüldügü mezarlıkta 1 hafta sonra yangın çıkmıstı ve bütün mezarlar yok olmustur.Inanmayan arkadaslar eski gazeteleri karıstırabilirler. Tarih: 3 Eylül 1997 Mersin mezarlıgı orman tarafında onlarca mezar yanmıstır.
  Alıntı ile Cevapla
Okunmamış 06.09.09, 11:11   #10 (permalink)
......
Guest
 
...... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart



Tepedeki Ev


Yillardan 1994'dü.Ben annem ve abim Tunceli'deki köyümüze gitmistik.O zamanlar 12 yasinda falandim.Oraya gittik ve amcamlarin evine yerlestik.Benim orada tanidigim hiç kimse olmadigi için ben amcaogluyla(Yusuf)la oynuyordum.O bana biraz macera yasamak istediginden falan bahsederdi hep ve bir gece onla uyumadik ve biraz macera yasabilmek için neler yapabilecegimizi düsündük ve en sonunda köyü çevreleyen daglardan birindeki bir eve gitmeyi önerdi Yusuf fakat bunun çok tehlikeli olabilecegini köyün ileri gelenlerinin sik sik onlari oraya çikmamalari konusunda uyardigini söyledi.Bizde bunu büyük bir gizlilikle yapacaktik.Yusuf'un en yakin arkadasi Ismete anlattik düsündügümüzü ilk basta biraz tirsti fakat daha sonra oda bunu kabul etti.Ertesi gün çantalarimiziyiyeceklerimizi hazirladik ve erkenden yola çiktik.O gün hava biraz pusluydu ve içimden bir ses bunun tehlikeli olabilecegini söylüyordu.Fakat bunu onlara söylemedim ve yolumuza devam ettik ve yolda giderken etrafta bol bol koyuinekkeçitavuk gibi hayvanlarin kemikleriyle karsilasiyorduk ben biraz daha korkmustum ve nerdeyse aglamak üzereydim.en sonunda oradaki eve vardik ve içeri girdik içerde anlamadigimiz diller yazilar falan vardi ve penceresi oldugu halde içerisi karanlikti içeride anlayamadigimiz çok degisik cisimler vardi etrafta taslarin içerisinde sular falan vardi.Ve döner biçagi gibi kocaman ama paslanacak kadar eski birkaç biçak vardi birden Ismet degisiverdi sanki biz kormaya baslamisken o gülüyordu.Kendi kendine oynasirken taslardaki suyu üstüne döktü ve bir biçagi eline alip oynamaya basladi bir anda biçakla oynarken biçakla parmagini kesti ben çok korkmustum aglamaya basladim çünkü bir anda Yusuf da degismis sanki çildirmis gibi oldu bu arada Ismetin parmagi çok feçi bir sekilde kaniyordu.Daha sonra kostum kostum sanki bir sey beni kovaliyor gibiydi ve annemin dürtmesiyle uyandim bana gece boyunca döndügümüagladigimi tepindigimi söyledi.Kahvaltida Yusufla konusmaya basladim rüya mi anlattim ve belki inanmayacaksiniz ama bana tepedeki evi nerden bildigimi sordu.Daha sonra disari çiktik ve Ismeti gördük parmagi sariliydi
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
gizemli, hikayeler, korkulu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:59.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 PL2 ©2011, Crawlability, Inc.
2008-2014 Her hakkı kendinde saklı olan forum.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158