Kuflu Forum  

Geri Git   Kuflu Forum > Hayata Dair > Biyografiler > Mustafa Kemal ATATÜRK



Atatürk Öldüğünde Bu Tabanca Patladı

Mustafa Kemal ATATÜRK


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26.09.12, 01:32   #1 (permalink)
Müdavim Üye
 
Uygu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 4.304
Teşekkürleri: 1.659
965 mesajına 2.008 kere teşekkür edildi.
Standart Atatürk Öldüğünde Bu Tabanca Patladı



Can Dündar, uzun zamandır peşinde olduğunu belirttiği “Sarı Zeybek”in final sahnesinde patlayan tabancayı bulduğunu açıkladı.

10 Kasım sabahı Atatürk’ün yaveri Salih Bozok’un kalbine sıktığı tabanca, Yapı Kredi Bankası tarih arşivinde çıktı.

Yazar milliyet gazetesinde bugün yayınlanan köşesinde tabancanın bulunuş hikayesini, "Geçen ay Yapı Kredi Yayınları’na uğradığımda, “Biliyor musunuz, o tabanca bizde” dediler. İnanamadım. Az sonra bankanın zengin tarih arşivinin kasaları açıldı; içinde özenle korunan tabanca çıkarıldı. Smith Wesson marka, sedef kabzalı, 228411 seri numaralı bir silahtı bu...
Banka, tabancayı bir koleksiyonerden satın almıştı. Salih Bozok’un diğer bazı eşyaları, notları, kitapları, fotoğraflarıyla birlikte... Bu sayede Atatürk’ün çocukluk arkadaşı ve hayat boyu yoldaşı olmuş yaverinin şahsi tarihçesi, gördüğüm en düzenli arşivlerden birinde koruma altına alınmıştı" sözleriyle açıkladı.

Yazar, köşesinde söz konusu intiharın planlı olduğunu da açıklayarak bir başka sürpriz tarihi gerçeği daha şöyle açıkladı:

"Anıların eksik bölümü

Arşivden çıkan bir başka sürpriz, daha önce benim Salih Bozok’un oğlu Muzaffer Bozok ile birlikte yayıma hazırladığım anılar kitabının (“Yaveri Atatürk’ü Anlatıyor”, 2001) eksik olan giriş bölümüydü.

1 Nisan 1926 tarihli bu “Mukaddime” de Salih Bozok’un elyazısıyla bu arşivdeydi. Şöyle başlıyordu: “Küçük yaşdan beri Mustafa Kemal Paşa ile beraber bulunduğumu bilen arkadaşlarım, Paşa’ya ve onun özel hayatına ait bildiklerimi kaydedip etmediğimi bana sordular. Ve şayet şimdiye kadar bunu yapmamış isem tarihe bir hizmet etmiş olmak için hatıratımı yazmak hususunda beni çok teşvik ettiler. Ben de düşündüm arkadaşlarımın söylediklerini haklı buldum ve tekmil hatıratımı yazmaya karar verdim.”

Bir vasiyet

Hatıralarının 80 yıl ortaya çıkmayı bekleyen bu girizgâhında Atatürk’le tanıştığı çocukluk yıllarını anlatıyordu Bozok...
Yakında diğer anılarla birleşecek bu “Giriş” faslında Atatürk’le başlayan anılar, 10 Kasım 1938 gününe ait notlarla ve yine Atatürk’le son buluyordu.
Aynı koleksiyoner tarafından tabancanın yanında Yapı Kredi’ye devredilen “Cemil Salih” (Salih Bozok’un büyük oğlu) imzalı bir kartvizit üzerindeki elyazısı notta ise şu satırlar vardı:
“Bu tabanca ailemiz için çok kıymetli bir hatıradır. Atatürk öldüğü gün babam kalbine bu tabanca ile kurşun sıkmıştı. Oğlum Salih’in bunu hayatı boyunca saklaması vasiyetimdir.”

Planlı intihar

Bu, 10 Kasım’ın üzüntüsüyle o an karar verilmiş bir intihar girişimi değildi.
Planlıydı.
Atatürk’ün sağlığının hepten bozulduğu 1938’in sonlarına doğru bir gün Salih Bozok 17 yaşındaki oğlu Muzaffer’i Dolmabahçe Sarayı’na çağırtmış, karşısına oturtup şöyle demişti:
“Bak Muzaffer! Artık koca adam oldun. Atatürk ölüyor. Şunu bil ki eğer Atatürk ölürse ben de hayatıma son vereceğim. Sen artık koca adam oldun. Ailenin erkeği sensin. Annen, ablaların sana emanet. Aileye bakarsın. Oku, memleketine faydalı bir adam ol.”

Yürekteki iz

Muzaffer Bozok, intihar edeceğini açıklayan babası karşısında hiçbir şey söyleyememiş, sadece ağlamış, yüzünü saklamış ve bitik bir vaziyette eve dönmüştü.
Sonra bir sabah okula giderken babasını banyoda görmüş, tıraş olduğunu sanmıştı. Oysa Salih Bozok, elindeki tentürdiyotla Atatürk öldüğünde kalbine ateş edeceği yeri işaretliyordu.
10 Kasım sabahı Salih Bozok’un oğlunu okul müdürü çağırttı, “Derhal eve gidiyorsun” dedi.
Muzaffer yolda bayrakların yarıya indiğini görmüş, Atatürk’ün öldüğünü anlamıştı.
Ya babası?
O da planladığını yapmış, Atatürk’ün ölüm haberini alınca bir odaya kapanmış, tabancasını çıkarıp kalbine sıkmış, ancak kurşun kalbi bulmadığı için yaralı olarak Şişli Sıhhat Yurdu Hastanesi’ne kaldırılmıştı.

*
Alıntı


__________________
Her yağmur, her rahmet yıldırımlarla düşer toprağa.
Nurlar şimşeklerle yağar kalp denen İlahi Otağa
Uygu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:36.


Powered by vBulletin® Copyright © 2017 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.
2008-2016 Her hakkı kendinde saklı olan forum.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar paylaşımlarını önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir. Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yinede sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelenip en kısa sürede gereken yapılır.