Kitap, kadının uzaklara giden genç torununa yazdığı vasiyet sayılabilecek mektuplardan oluşuyor.Fakat bu mektuplar hiçbir zaman gönderilmemiş.Kadın , torunu ve kendi geçmişlerini cesurca sorgulayarak, yaşanan olayları,kızın bilmediği ve bu yüzden büyükannesini suçladığı ailevi sorunları,değişen değer yargılarını, hissettiği yabancılaşmayı, günah çıkarırcasına anlatıyor. Ve torununa kararlarını ,sevginin,içtenliğin önüne daima bir set çeken mantığıyla değil de yüreğinin götürdüğü yere giderek vermesini öğütlüyor.Tıpkı küçüklüğünde bir dolu köpek arasından en çirkinini seçerken yaptığı gibi…. Değişen gelenekler, alt üst olmuş değerler karşısında hissettiklerini, torununa sevgiyle aktarmaya çalışan bu yaşlı kadın, gençliğinde yapmayı göze alamadığı şeyleri yapmasını torununa öğütlerken, bir yerde şöyle diyor: "Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz " Hidden Content: You must reply before you can see the hidden data contained here. Hidden Content: You must reply before you can see the hidden data contained here. Keyifli okumalar…
yazarın bir türlü okuyamadığım bir kitabı, yarıya kadar okudum ve yarım bıraktım. emeğine sağlık Anonim, umarım bu kez okuyabilirim:Lv::gül:
teşekkür ederim emeğine yüreğine sağlık...Okuduğum ama e kitap arşivimde olmasınıda istediğim kitapalrdan ellerine sağlık...
beğenerek okuduğum kitaplardandır..hep merak etmiştim bu mektuplar zamanında gönderilseydi..bu kadar uçurum olurmuydu insanlar arasında..teşekkkürler..anonim..emeğine sağlık..