Ölüm tehditleri ve aşk mektupları arasında büyük bir fark var tehditleri ve aşk mektuplarını yazan kişi tehditleri yazan kişi sizi hala sevdiğini iddia etse bile. Tabii ki, bir keresinde sevdiğim adamı öldürmeye kalktığım için belki de yargılamaya hakkım yoktu. Rose sonra, o gün gönderilen mektubun içeriğinden bahsetmiş. Zamanın ne kadar da doğru olduğundan (mektup, roseun gardiyanlık final testi hakkında ve rose o gün testi alacak) bahsediyor, geç kalmasına rağmen bir kere daha okuyor. Mektuba Dimitri, Çok sevdiğim Rose diye başlıyor. Değiştirilmenin mükemmel birşey olduğundan ama kötü bir özelliğinin de artık uyuyamadığı için rüya göremiyor olmasından bahsetmiş. Çok yazık çünkü, eğer görebilseydim senin hakkında olurdu. demiş. Roseun nasıl hoş koktuğundan, siyah saçlarının ne kadar yumuşak hissettirdiğinden, teninin saflığından ve öpüştüklerinde dudaklarının nasıl aç hissettiğinden bahsedip, bunlar hakkında düş görürdüm yazmış. Roseu rüyalar olmadan, kendi hayal gücüyle de mükemmel bir şekilde gözünün önünde canlandırdığını söylemiş ve eklemiş: Yaşamını aldığımda nasıl olacağını da canlandırabiliyorum. Bu, yapmaya pişmanlık duyduğum bir şey ama kararımı sen kaçınılmaz yaptın. Sonra mektuba devam etmiş, sen çok tehlikelisin yaşamana izin veremem diye, roseun strigoi olsa bile düşmanları olacağını söylemiş. Ayrıca böyle de diyor: Eğer öleceksen benim elimden olmalı, başkasının değil. Sonra, sınavında iyi şans dilemiş ve eklemiş zaten ihtiyacın da yok, o grubun en iyisisin. Seni sınav yapmaları bile boşa zaman harcamak. Rosea yeniden karşılaştıklarında daha da iyi bir savaşçı olacağını ve bunun Dimitriyi eğlendireceğini yazmış. Son kısmı çok etkileyici, Ve biz yine karşılaşacağız. Mezuniyetten sonra, Akademiden çıkacaksın ve o duvarların ardında olduğun an seni bulacağım. Bu dünyada benden saklanabileceğin bir yer yok. Seni izliyorum. Sevgiler, Dimitri. diye mektup bitiyor. Rose mektubu yatağın üstüne fırlatıp kalkıyor, Dimitriye kampüste ajanlık yapanlar var ve Rose bunu biliyor. Dimitrinin bir çeşit strigoi lideri olduğunu, Rose da ondan daha güçlü bir Strigoiyi öldürerek ona yardım ettiğini bildiği için onun ajanlarının insan olduğunu düşünüyor. Bu şekilde düşünerek kampüste sınav yerine doğru yürümeye başlıyor. Tam o sırada Lissa karşısına çıkıyor, Bir orduyla yüzleşebilecek gibi bakıyorsun diyor Rosea... Rose da irkiliyor, gerçekten çok dalıp Lissayı hissedemediğini düşünüyor. Ama hemen gülümsüyor, çünkü Lissanın da gelen mektuplardan haberi var ve çok endişeleniyor. Rose konuşmaya başlıyor, zaten bir orduyla yüzleşiyorum diye dalga geçiyor ve Lissa da sanırım senin heyecan yapacağını düşünmemeliydim. Diyor. Rose da kendi kendine düşünüyor, dimitri bile söylemiş olsa bu bir gerçek, zamanımı harcıyorlar diyor. Rusyaya gittim ve gerçek strigorilerle karşılaştım diyor. Ama yinede heyecanlı çünkü kampüste Roseun testi olay oluyor. Herkes görmek istiyor, herkes inanıyor kazanacağına.. Lissa ile Rose, testler hakkında konuşarak sahaya gidiyorlar. Oraya vardıklarında Lissa, Rosea bir iyileştirme tılsımı uzatıyor. (ruh kullanıcıları yapabiliyor, kötü aurayı yok ediyor.) Rose, tılsımı taktığında Lissa çok mutlu oluyor.Taktıktan sonra diyor ki, bundan sonra dış dünyada mücadele edeceğimize inanmak zor. Lissa hemen geriliyor, Rose da ne dediğini anlıyor. Rose bir süre önce Lissaya söz verdirtmiş çıktığımızda Victor Dahskovu bulup kaçıracak, üvey kardeşinin yerini öğrenecek ve efsaneyi duyacağız diye.. Muhtemelen saçma sapan yalan bir şeydi ama Dimitriyi yeniden döndürmek için her şansı kullanacaktım diyor. Victor da tek bir şey istiyor: Özgürlük. Rose, Lissanın düşmanını salacağını anlayınca Lissaya sözünden vazgeçme fırsatı veriyor hatta baskı bile yapıyor ama Lissa, sözünden dönmüyor. Rose bunları düşünürken sessizlik oluyor ve sessizlik olmasın diye haftaya Lissanın doğum gününü Akademinin dışında kutlayabileceklerini anlatıyor ama sonra sözü kesiliyor. Stan bağırmaya başlıyor, bize katılmak çok güzel Hathaway, hemen buraya gel! diye. Lissa ile vedalaşıyorlar ve Rose, Stanin yanına gidiyor. Stan söylenmeye başlıyor: İyi ki ilk girenlerden biri sen değilsin, insanlar sınava gelip gelmeyeceğin üzerine bahisler yapıyordu. Rose da dalga geçiyor hala fikrimi değiştirebilirim diye. Gidip beklemeye başlıyor, ve gerçekten de son gelen olduğunu fark ediyor. Rose da etrafındakilere bakarken, eğitmenleriyle öğrencilerini birlikte görüyor ve kalbine ağrılar giriyor. Dimitri onun yanında değil diye.. Hiçkimse yanında değil o an, çok yanlız hissediyor. Gözlerini kapatıp, Dimitri orada olsaydı neler söyleyeceğini düşünüyor. Endişelenme, yoldaş. Bu işi gözüm kapalı yaparım.. Hatta yapacağım. Kullanabileceğim bir şeyin var mı? Eğer bana karşı hoş olursan, onu üstüme takmana izin veririm. Bu sözlerden sonra düşünüyor, bir süre önce birlikte olduğumuz ve işleri yürütebileceğimize karar verdiğimiz için belki gözümdeki bağlarla birlikte başka şeyleri de çıkarabilirdi diye. Sonra Dimitrinin cevabı ne olurdu diye düşünüyor : Rose, yemin ederim bazen, seninle geçirdiğim her gün bir sınav gibi geliyor. Sonra bir ses duyup gözlerini açıyor, biri ona meditasyon mu yapıyorsun? diye sormuş. Annesini görünce heyecanlanıyor, senin ne işin var burda fln diye soruyor. Annesi de bunu kaçırabilir miydim? diyip gülümsüyor. Rose cevap veriyor: bilmiyorum. Belki daha önemli işlerin vardır diye düşünmüştüm. Diyince annesi bunu kaçırmama imkan yoktu diyip saçlarıyla oynuyor baban da kaçırmazdı. Rose birden duruyor. Ne? Hemen gidip izleyicilerin durduğu yere bakıyor, babası Abei görüyor. Annesi devam ediyor zamanında geldiğine memnun olacak. Senin gelip gelmeyeceğin hakkında büyük bir bahse girdi.Ama parasını senin geleceğin üzerine yatırdı söyleyeyim, eğer bu seni iyi hissettirecekse. Diyince rose da hemen tabii ki, tabii oydu. Bunu duyduğum an tahmin etmem---- lafın yarısında duruyor. O, Adrianla mı konuşuyor? Sonra kendi kendine devam ediyor. evet. İşte orda Abe Mazurun yanında Adrian Ivashkov benim fazla yada eksik erkek arkadaşım. Sonra Adrianla tanışmalarından bahsediyor ve diyorki ilişkimiz beni şaşırtacak derecede... iyi gidiyor. Hatta mükemmel gidiyor. Bana neden benimle çıkmak istediğini anlattığı bir yazı bile yazdı. Yazısında eğer gerçekten, gerçekten ihtiyacım olmazsa sigarayı bırakacağım. Rosea her hafta romantik sürprizler hazırlayacağım gibi maddeler de var. ( adrian beni gülmekten öldürecek: Ill give up cigarettes unless I really, really need one) Sonra rose sinirleniyor O kötü bir etki yaratacak diye. Annesi de düşünceli düşünceli bakıp, Adrianın Abei o kadar çok etkileyeceğini sanmıyorum diyor. Rose yine söyleniyor: o değil, Abe kötü etkileyecek. Adrian iyi davranmaya çalışıyor. Abe herşeyi mahvedecek diyor. Sonra soruyor sence ne hakkında konuşuyorlar? annesi de ona sınav için endişelenmesini söylüyor ama rose onu dinlemeyip heyecanla soruyor: benim hakkımda mı konuşuyorlar? Sonra annesi ona tavsiyeler veriyor saha için ve Rose da ona burda olduğun için memnunum diyor. Derken aklına Abein bağlantılarını kullanarak Victora ihtiyaç kalmadan adamın yerini öğrenmek geliyor ama tam o sırada ismi okunuyor ve testi için yürümeye başlıyor. Bu sadece bir kısmı kalanını bulunca koyacağım. Not:Alıntıdır.
ahh çok güzel.. bir sorum olacak artemis ya da herhangi bir yayın evi ne zaman 4. ve 5. kitabın çevirisini yapmayı düşünüyor??? 5. kitap dışarda yeni çıktı sanırım..
her kitaba aynı şeyleri yazıyorsunuz 3mu 4 mu 5 hiç degil önce okuyun be kardeşim en fazla 5gün sürer belki dogrusunu yazarsınız
bunlar doğru kitapların doğru özetleridir. yorumları yazanlar istedikleri hakkında yazarlar hangi kitap olduğunu belirtirler yada belirtmezler.bu senin işin değil.doğrusunu istiyorsan okursun sende koyarsın buraya bizde faydalanırız!
bu arada rose un bi sözü varmış son kitaptan yayınlanan bi yermiş dimkaya herşey değişti fln diomuş heralde bunu roseun dediğine inanamıom
Bunu daha önce okumuştum yaaa burda bitiyor devam varmı diye beklemeyin arkadaşlar çünkü diğer yazılanlar doğru değil.. yok Dimitri dampir mi olacak? Moroi mi? valla sıkıldım kimi dampir diyor kimi moroi hiç bilmiyorum
boş iş bunlar ama seviyorum uleyyn bu seriyi teşekkürler çeviri için devamını sabırsızlıklar bekliyorum