Bugun Hangi Şiir Sizi Anlatıyor ?

'Şiirler ve Güzel Sözler' forumunda sha. tarafından 2 Eyl 2009 tarihinde açılan konu

  1. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    Bayrakları birbirine
    benzemese de ülkelerin
    bir ağızdan söyledikleri
    barış ezgisini
    yankılatır rüzgar
    direklerine çarpan
    iplerinin

    Savaş alanında
    silahların sustuğu saatlerde
    mektup yazacak
    bir ailesi olmayan askerin
    yaptığı kağıt gemiyi yüzdürür
    arkadaşının kan
    gölünde

    Karıştırır martıların oyununa
    çocukların getirilmemesi
    rica olunan davetiyelerin
    arkasına yazarak
    Galata Kulesi'nden
    attığımız son sözlerini
    erdal eren'in

    Usulca siler
    patika yollardaki
    nal izlerini
    ve açıp pencereleri
    korkutur aniden
    tanrıça heykeliyle sevişen
    müze bekçisini

    Beklediğimiz sensin ey özgürlük
    kaybolur izleri
    bütün işkencelerin
    bir gün çıkıp gelirsen
    nasıl ki katlanmış hüznünü
    unutuyorsa o anda
    rüzgara açılan bir yelken
     
  2. Love story

    Love story New Member

    Yeniden başlayamaz artık bu gövde.
    Gözlerine dokunulduğunda, bir yığın toprağın
    canlılığını duyar biri. Tan ağırtısında da
    kendisini susturamıyan topraktır o.
    Olü bir gövdedir, o bir çok uyanıştan
    kalan ama.

    Hergün yaşama başlayacak gücümüz yok
    - Toprağın önünde, suskun bir gök altında-
    bir yeniden uyanışı bekliyerek. Şaşırtıyor biri
    bunca yoruculuğuna tan ağırtısının. Bir iş
    yerine getiriliyor bu yeniden uyanışlar içinde.
    Ama sadece ilerki bir işe heyecan yüklemek
    ve yoprağı bir kez uyandırmak için yaşıyoruz.
    Ve kimi kez oraya erişip, sonra bizle birlikte
    suskunluğa dönüyor.

    Kımıldanmazdı yüz hafifçe dokunsaydı el
    - yaşayan el duyuyor dokunulan yaşamı -
    Bu soğut, tan ağartısında donan toprağın
    soğuğu değilse gerçekten belkide yeniden uyanıştır.
    ve tan ağartısında susan varlıklar
    sözcükler söylerler yine. Ama elim titriyor.
    Ve tüm varlıklar kımıltısız ele benziyor.

    Bir zamanlar kuru bir acı
    ve ışığın kasılmasıydı tan ağırtısında uyanmak.
    Ama yine de bir özgürlüğe kavuşmaydı.
    Toprağın verimsiz sözcüğü kısa bir an sevinçliydi.
    Ve yine orada dönmekti ölüm. Şimdi toprağa
    dönmeyen gövde bir çok yeniden uyanışı bekliyor.
    Ondan sözetmiyor kaskatı dudaklar da.
     
  3. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    Sen bu şiiri okurken
    Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
    Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası
    Ne de telefonların çalacak gece yarısı
    Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık
    Kaprislerinin hedef tahtası...
    Seni sana
    Beni bir akıl hastanesine
    Bırakıp gideceğim bu şehirden

    Nasılsa kavuşamadım sana
    Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım
    Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
    Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
    Ne yaptımsa
    Bir türlü sana yaranamadım
    Artık adressiz
    Işıksız
    Ve öylesine ıssızım
    Dünlerin kadar eskiyim
    Verdiğin acılar kadar paslıyım
    İşte çıkıp gidiyorum hayatından
    Nasılsa fark etmez senin için
    Belki çok şanslı
    Belki de en yaşlıyım...
    Artık
    Pusulam hasreti
    Saatim yalnızlığı
    Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana
    Neylersin
    Yolcu yolunda gerek
    Belki bundan sonra
    Belki senden sonra
    Adam olur bu “asi yürek”
    Ve dersini alır da bu sevdadan
    Bir daha
    Boyundan büyük denizlere
    Asılmaz kürek

    Yarın bu saatlerde
    Ben yollarda olacağım
    Sen kimbilir kaçıncı uykunda
    Masal mavisi bir rüyada
    Ve elbette o korsan yüreğin
    Yine pusuda
    Oysa
    İlk defa sesimi duymayacaksın
    Sitemlerin sahipsiz
    Soruların cevapsız kalacak
    Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
    Tanımadığın bir koku içini saracak
    Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
    Ne oldu?
    Ne oluyor?
    Ne olacak?
    Sonra
    Bir gözün kör
    Bir kulağın sağır
    Bir ayağın kırık
    Bir kolun kesik
    Düşeceksin yollara
    Yani baştan başa yarım
    Yani baştan başa eksik
    Bütün duvarlar üstüne yıkılacak
    Belki ilk defa
    “Unutuldum” diyerek için sızlayacak
    Ve sen bu şiiri okurken
    Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
    Belki de son tesellin
    Sana yazdığım “bu son şiir” olacak
    Ve kimbilir
    Unutulmuş bir gecenin tam ortasında
    Başucundaki bir radyoda
    Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak
    Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına
    Sana adanmış bu satırları

    “Bütün şehirler uyur
    İstanbul uyumaz
    Ve birgün
    Bütün sevenler unutur seni
    Ama bu “şair yürek”
    ASLA UNUTMAZ...”
     
  4. Love story

    Love story New Member

    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
    inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
    olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
    yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
    yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

    Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
    hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı
    neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile
    karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
    Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
    zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
    halin cezanda indirim sağlamaz.


    Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu
    yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
    karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
    karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
    gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
    güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
    "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur
    aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
    engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
    yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
    için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
    Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
    lüksü sonuna kadar yaşasın.


    Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak"
    yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
    yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
    hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
    eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken
    de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
    sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
    verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
    Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
    cabası....


    Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
    asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
    de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
    sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
    ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
    duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
    zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
    değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
     
  5. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    Hayat ile arama, yokluğunu bırakıp gittin..
    Bir tek adın kaldı dudaklarımda,
    Bir de gözlerimde hatıraların...
    Tabutum olacak,
    Gözbebeklerinden düşen küflü çığlıkların.
    Kefenim olacak ömür boyu susmaların…
    Ve bir gün,
    Sensiz ölmenin acısını bırakacağım satırlara..
    Neden diye sorma..
    Sadece yoksun.
    Yokluğun ile varlığın arasında
    Sadece ölüyorum; ötesi yok inan.

    Varlığının kepenklerini indirip
    Sensizliğinde yaşamaya gidiyorum yine.
    Ve uyandığımda,
    Değişen hiçbir şey olmayacak..
    Sen hep bana uzak
    Ben hep sana yasak….
    Hani dik duracaktık kanlı pusulara ?
    Hani aynı yürekle gülüp
    Aynı gözlerde ağlayacaktık mutluluğa ?
    Yağmurları bana emanet edip,
    Gittin sadece…
    Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma.
    Yokluğun yükledi sırtıma...

    Gittin,
    Bir tek acıların kaldı senden bana..
    Oysa ben yemin etmiştim,
    Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye.
    Söz vermiştim,
    Sensiz ölmeyeceğim diye...
    Şimdi sensizlik duruyor başucumda..
    Şimdi ayazlar yüreğimi sorguluyor
    Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda..

    Söyle ne olur...
    Beni unuttuğunu söyle...
    Hiç sevmediğini haykır..
    Yeminlerinin yalan olduğunu,
    Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme...
    Yemin olsun ki;
    Bir damla gözyaşı düşmez artık..
    Çünkü gittiğin gün,
    Ayak uçlarında
    " Sana " ölmüştüm sevgili..


    "Unutma ki; ölenler, hiçbir zaman yaşayanlar icin gözyaşı dökemezler..."
     
  6. Love story

    Love story New Member

    Bağlanmayacaksın bir şeye
    Öyle körü körüne
    “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin
    Demeyeceksin işte
    Yaşarsın çünkü
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki
    Çok sevmeyeceksin mesela
    O daha az severse kırılırsın
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni
    Senin O’nu sevdiğinden.

    Çok sevmezsen çok acımazsın
    Çok sahiplenmeyince
    Çok aitte olmazsın hem
    Çalıştığın binayı
    Masanı, telefonunu, kartvizitini
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları
    Mesela kuzey yıldızı
    Senin yıldızın olacak
    “O benim” diyeceksin
    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
    Mesela gökkuşağı senin olacak

    İllede bir şeye ait olacaksan,
    Renklere ait olacaksın,
    Mesela turuncuya,
    Yada pembeye,
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden
    Çok ait olmadan yaşayacaksın
    Senin değillermiş gibi davranacaksın
    Hem hiçbir şeyin olmazsa
    Kaybetmekten de korkmazsın
    Onlarsızda yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde
    Paldır küldür yürüyebileceksin
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin

    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat
    İlişik yaşayacaksın
    Ucundan tutarak..


    Aslında tek bugünü değil,tüm ömrü anlatıyor....
     
  7. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    Değişir rüzgarın yönü
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşayamaz sevdasını,
    Severken hiçbir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.
     
  8. Love story

    Love story New Member

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

    Ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,

    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

    İşte budur hayat!
    İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
    Bebek ağladığı kadar bebektir
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
    Sevdiğin kadar sevilirsin...
     
  9. Love story

    Love story New Member

    Boşuna değil her dakika seni hatırlayışım
    Boşuna değil her akşam içime bir garipliğin çökmesi
    Bu şehrin bütün sokaklarında yana yakıla seni aramam boşuna değil
    Boşuna değil pazarları sevmeyişim
    Durup durup içimin kararması
    Gözlerimin dolması apansız
    Boşuna değil
    inan boşuna değil sevdiğim
    Bu dalıp dalıp gitmeler
    Bu dayanılmaz özlem
    Bu sevda boşuna değil
    kolu kanadı kırılmış bir serçeyim senden uzakta
    suyu kesilmiş bir çeşmeyim
    bir gece lambasıyım kırılmış..sönük
    biliyorum herşey seninle güzel,
    hersey seninle büyük
    inan sevdiğim, inan..
    yıllardır aradığımsın
    ömür boyu beklediğimsin
    ben bir martıyım yalnız, küçük
    sen dalga dalga denizimsin
    koşmak sana doğru
    yaşamak senin için
    ve katlanmak herşeye seninle
    tek başına değilsin
    inan sevdiğim inan
    seni bunca sevmem boşuna değil..
     
  10. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    kimi sevsem sensin / hayret
    sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
    gözleri maviyken yaprak yeşili
    senin sesinle konuşuyor elbet
    yarım bakışları o kadar tehlikeli
    senin sigaranı senin gibi içiyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    senden nedense vazgeçilemiyor

    her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
    sarışın başladığım esmer bitiyor
    anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
    dudakları keskin kırmızı jilet
    bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
    gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    kapıların kapalı girilemiyor

    kimi sevsem sensin / senden ibaret
    hepsini senin adınla çağırıyorum
    arkamdan şımarık gülüşüyorlar
    getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
    hani o sımsıcak iri çekirdekli
    senin gibi vahşi öpüşüyorlar
    kimi sevsem sensin / hayret
    in misin cin misin anlamıyorum..
     
  11. Love story

    Love story New Member

    Anlamıyorsun değil mi??
    Hiç anlamadım hemde,
    O çocuk işi isteklerle,
    Bir daha bana gelme..
    Sessizliğimi sevmiştin benim,
    Aslında sessiz değildim,
    Gözlerim konuşurdu hep,
    Bak ne çabuk eskidim,
    Ama kaldı sevgim,
    Acıyan benim,
    Kalbimi aldın,geri vermedin sevgilim
    Hissizleştim adını duyarken filizlendim
    Ama sen dönmedin,dönmeyeceksin....
     
  12. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
    Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
    Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
    Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
    Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
    Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

    Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

    Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
    Sesin bir çağlayan olup dolduruyor
    uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
    Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

    Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
    Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
    Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
    Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
    Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

    Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

    Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
    Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
    Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
    Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
    Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

    Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
    Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
    Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
    Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
    Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

    Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil.
     
  13. Love story

    Love story New Member

    Yıkık bir çaresizliğim var şimdi
    Gecenin karanlığı sarar hüznümü
    Ağrıyan bir baş,acıyan bir kalp geriye kalan
    Gözlerimi kapatmak istesemde
    Karşımda olanlara göz yummak zor
    İnsanlığı öğretmek sana düşmez diyorlar
    Öğretmezsem nasıl öğreneceğim
    Dinlemezsem nasıl bileceğim
    Sessiz mi kalmalıyım
    Hayır,yapamam
    Kalp acısı sadece aşk değil ki
    Sevdiğin birini kaybetmek
    Onun için değersiz olduğunu anlamak
    Ya da birinin acı çektiğini izlemek
    Yıkık bir bina gibiyim şimdi
    Ne içimde kalan var,ne dışıma yaklaşabilen
    Hiçbir derdim yok mu??
    Tek dert kendimim aslında
    Mutlu olma imkanım yok
    Nereye gitsem peşimi bırakmaz bir yalnızlığım var
    Ne kadar arkadaşım,dostum olsa da
    Kendimi açamam onlara
    Ya küçümserler,ya ölümüne alay ederler
    Kendimi bu dünyaya ait hissetmemem
    Beni hayalperest yapmaz ki
    Sadece kalbime kulak veriyorum
    Hiçbir ses yok ama
    Yol yok..
    Ömür boyu sürecek yalnızlığım
    Ölene dek…..
     
  14. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    sevgileri yarınlara bıraktınız
    çekingen, tutuk, saygılı
    bütün yakınlarınız
    sizi yanlış tanıdı

    bitmeyen işler yüzünden
    (Siz böyle olsun istemezdiniz)
    bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
    kalbinizi dolduran duygular
    kalbinizde kaldı

    siz geniş zamanlar umuyordunuz
    çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
    yılların telaşlarda bu kadar çabuk
    geçeceği aklınıza gelmezdi

    gizli bahçenizde
    açan çiçekler vardı
    gecelerde ve yalnız
    vermeye az buldunuz
    yahut vakit olmadı
     
  15. sha.

    sha. <b>..daha çirkin, daha huysuz</b>

    Bir bavul dolusu cümle var defterimde...
    Yara bandı tutmayacak kadar derin cümlelerim...
    ...
    Sen yollarına 29 harfLe acı döşeyen bir şahsa
    Yara değilde "Yar" diyebiLir misin?
     
  16. Love story

    Love story New Member

    Gündüzlerimi çaldın benden
    Gönlümü geceler boyu,beden harabesinde
    Umut dallarına dünek
    Divane baykuş ettin
    Gittin...



    Bak gökler sevinçli
    Göçmen kuşlar geldi
    Cemre düştü,bahar geldi mevsime
    Sen benimle,toprağı sevindirdin
    Gittin...



    Nedir ki; ömür dediğin,bir nefeslik avuntu
    Mahzun biten şarkıdır,dillerde gece
    Bitmeyen sevdâmın sesi
    Kulağımdaki hüzzam uğultu
    Namlusunu dayayıp beynime,kalemimin hece hece
    Vur ettin
    Gittin...



    Seninle sevdim bu şehri
    Mevsimleri seninle sevdim
    Kendimi
    İnsanları
    Toprağı,yağmuru,güneşi
    Seninle sevdim
    Sen beni öz yurdum da garip ettin
    Gittin...



    Güneş gitti,bahar gitti gönülden
    Aşkın gitmedi
    Tatil bitti,hafta bitti takvimden
    Hüzün bitmedi

    Vuslat arefesiydi,yollarda özlemin
    Beni kendine müebbet tatil ettin
    Gittin...



    Nisan yağmuru indi,buluttan göze
    Gözden akan,yürekte benzedi köze
    Köz elimde kalemim,şiirden söze
    Sevdâmı hüzünlere yaz ettin
    Gittin...



    Gözlerim seni görür dağlarda
    Ellerini ellerime verir
    Şiirim seni yazar senden yoksul yüreğim
    Harçlıksız çocuk kadar fakir
    Perişan ettin
    Gittin...



    Aşkı şiir uğruna mı katlettin
    Yoksa, bir küçük hevesmiydi sevgin
    Hüzünlü bekleyiş artık,bende gün
    Selamı sabahı yok ettin
    Gittin...



    Güz mevsimi bıraktı sabahlardan
    Toprağa düşen,serin çiğ bakışın
    Geceler boyu dinmez hıçkırıktan
    Gözyaşıma bulaştı ya gözyaşın
    Gözlerime yaşları eş ettin
    Gittin...



    Yokluğun ölümcül devâsâ dertten
    Gönlümün omzunda,taşınmaz yükmüş
    Adını koymadan,başlayıp biten
    Bin nasihatten bir sevdâ öğütmüş
    Kalbimi sevdâna düş ettin
    Gittin...



    Bu sevdâ bende bitmedi,bitmeyecek
    Ekmeğim,aşım,gönül savaşım dinmedin
    Çanakkalemiydin ki; geçilmeyecek
    Vurdun cânevimden,yerle bir ettin
    Gittin... Gittin...
     
  17. SeaBoy`

    SeaBoy` " ۱۹ ٦ط "

    Son zamanların
    En büyük sevdalarını,
    Yaşıyorum ben.

    Sokaklara indim
    Kapı kapı.. dolaştım
    Acıların sevdaların
    Girmediği ev aradım
    Bulamadım.!
    Kendimi Dağlara vurdum
    Ferhatı gördüm.
    Koştum çöllere
    Dolaşırken Mecnundan
    Keremi sordum..

    Son zamanların
    En büyük sevdalarını
    Yaşıyorum ben.

    Ay'a..Yıldızlara gittim
    Şirin'i,Aslı'yı,Leyla'yı sordum
    Kor Ateşler içinde
    Yanan yürekleri
    Güneşte gördüm..

    Son zamanların
    En büyük sevdalarını
    Yaşıyorum ben..

    En çok bahar kokulu
    Kadınları sevdim.!
    Buğulu gözlü kadınları
    Bir başka sevdim..
    Beni yakan her güzeli
    Aslı,Şirin,Leyla sandım.!

    Son zamanların
    En büyük Sevdalarını
    Yaşıyorum ben..

    Ozanlara,şairlere
    Eli kalem tutan kimi.
    Gördüysem..
    Acının ilacını sordum.!
    Ateş yağmurundan
    Kavrulmuş gözlerinde
    Kendi yansımamı gördüm..

    Son zamanların
    En büyük sevdalarını
    Yaşıyorum ben..

    Dağa,taşa,karıncaya
    Yaşayan her varlığa
    Aşık oldum..!
    Çılgınlar gibi sevdim
    Büyük aşklar,ihanetler yaşadım.!

    Son zamanların
    En büyük sevdalarını
    Yaşıyorum ben..
     
  18. Love story

    Love story New Member

    Gitmek istiyorum artık
    Uzak sessiz bir yere
    Tanımak istemiyorum kimseyi,görmekte
    Yalnızlık istiyorum,huzur istiyorum
    Özgürlük istiyorum
    Dağları görmek istiyorum
    Ya da yıldızları izlemek
    Kuşların müziğini dinlemek
    Belki de dileyebildiğince dans etmek
    Yorgunum…
    Kimse anlamıyor,ben de söylemiyorum zaten
    Ağlamak istiyorum,kimse beni engellemeden
    Peki neden yapamıyorum???
     
  19. Dil-î ßimâr

    Dil-î ßimâr New Member

    "Bir kez daha diyeyim: Özenle katlanmış bir mendil gibisin
    Sil beni n'olur kırk yıllık kirim pasım gitsin."​
     
  20. kLiŞe_94

    kLiŞe_94 New Member

    SENSİZ KALAN BU ŞEHRİ YAKMAYI ÇOK İSTEDİM

    sensiz kalan bu şehri yakmayı çok istedim
    mavi bir aleve dönüştürdüm kalbimi bir anda
    tutuşturmak istedim beni böyle umarsız
    bırakıp gittiğin bu zalim şehri
    yakamadım gözlerin dikildi karşıma bir caddenin tam ortasında
    inanılmaz güzel bakıyordu gözlerime hafif ıslak
    en özel en bilinmeyen türleri açmıştı papatyaların
    hatıralarınla titriyordu içim kuşlar kanatıyordu gönlümü

    gri bulutlar geçiyordu göğümden
    anlamak üzreydim neron’un roma’yı neden yaktığını
    karanlık bir koridor açıldı önümde anlayamadım
    yenik düşmüş bir napolyon kadar mutsuzdum aslında
    intihara kalkışan hitler kadar çaresiz
    yakmak üzreydim ki bu şehri hatıraların
    içli bir yağmur gibi boşandı üzerime

    kediler geçti birden kavşaklarından şehrin
    acı acı miyavladılar gözlerime baktılar kızgındılar kırgındılar
    onlar da tutulmuşlar anladım sana bendeki kadar
    onlar da terk ettiğin bu şehri çaresiz
    yakmak istiyorlar yakamıyorlar

    saçların dikildi karşıma bir sokak köşesinde
    her telinde parmaklarımın izleri parlıyordu
    benzersiz kokunu alıyordu kıvrımlarından rüzgar
    gözleri doluyordu saçlarına bakan kedilerin
    her biri bir kenarda darmadağın
    çömelip kalıyordu yutkunuyordu
    rengi kaçıyordu pencerelerde perdelerin

    nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin
    anladım söndürmeliyim tutuşan yüreğimi
    kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri
    çünkü sen her şeyinle bendesin


    Nurullah Genç
     

Bu Sayfayı Paylaş