Güneş Enerjisi Oluşumu

'Fizik' forumunda sha. tarafından 14 Eki 2009 tarihinde açılan konu

Konu etiketleri:
  1. sha.

    sha. <b>..daha çirkin, daha huysuz</b>

    [​IMG]

    Dünya Güneş'ten yaklaşık 150 milyon km uzaklıkta bulunmaktadır.Dünya hem kendi çevresinde
    dönmekte, hem de Güneş çevresinde elips şeklinde yörüngede dönmektedir.Bu yönüyle
    Dünya'ya Güneş'ten gelen enerji hem günlük olarak değişmekte, hem de yıl boyunca
    değişmektedir.
    Güneş ışığı Dünya'nın aldığı en zengin enerji kaynağıdır.Güneşin merkezinde bulunan hidrojen,
    nükleer kaynaştırma yoluyla helyuma dönüştürülür.Bu sırada enerji açığa çıkar ve ışın şeklinde
    çevreye yayılır.Dünya'ya güneşten saniyede, yaklaşık 170 milyar mega-watt'lık ışın
    gelmektedir.Güneşin saldığı toplam enerji karşısında, bu çok küçük bir parçadır.Ancak dünyaya
    uluşan bu enerjinin bir kısmı Dünya yüzeyinden geriye yansıtılır,dağıtılır ya da Dünya
    atmosferince soğutulur.bu soğutmalar, hava küreyi oluşturan gazlardan ve toz parçacıklarından
    kaynaklanır.Yine de Dünya'da kalan bu enerji insanoğlunun kullandığı toplam enerjinin 15-16 bin
    katıdır.
    Yer yüzüne ulaşan Güneş ışığının yaklaşık yüzde 50'si görünür ışık, yüzde 45'i kızılötesi ışınım
    ve geri kalan az bir bölümü de morötesi ışınımdan oluşur.Bu ışınım, termnal enerji ya da elektrik
    enerjisine dönüştürülebilir.Güneş enerjisini toplamak ve termal enerjiye dönüştürmek için
    kolektörler kullanılır.
    Yer yüzeyinden yaklaşık 25 km yüksekte güneş ışınımlarının mor üstü kısmını kesen bir bölge
    bulunmaktadır.Bu bölgeye ozon katmanı denir.Bu katmanda daga boyları küçük olan mor üstü
    ışınlar soğutulur.
    Bu soğurma özellikle canlılar için önemlidir.Çünkü mor ötesi ışınımların canlıların derisini
    bozucu, gözlere zarar verici etkileri vardır.
    Bunun dışında görünür bölge ve kırmızı altı bölgelerindeki ışınımlar, hasvadaki gaz molekülleri
    ve toz parçacıklarıyla etkileşme sonucu saçılır.Bu saçılma her yöndedir ve bu yönüyle gelen
    güneş enerjisinin bir kısmı yeryüzüne ulaşmadan uzaya geri gider.
    Su damlacıkları da ışınımları saçılmaya uğratmada etkilidir.Yoğun bulutlar, gelen ışınımların
    %80'ini geri saçarak bu ışınımların yeryüzüne ulşmalarını önlerler.Kırmızı altı bölgeye düşen
    ışınımların yaklaşık %20'si havadaki su buharı ve karbondioksitle soğrulur.Bu soğurmalar
    sonucu hava kürenin ısınması ortaya çıkar.Tüm bu etkiler sonucu yeryüzüneulaşan güneş
    ışınımları , doğrudan ve yayınık olarak iki kesimde yeryüzüne çarparlar.Yayınık ışınlar,
    bulutlarca ve tozlarla saçılmaya uğratılmış ışınlardır.Doğrudan gelenler ise bu tür etkilere
    uğramamış ışınlardır.
    Bütün anlatımları özetleyecek olursak.Güneşten gelen enerjininyaklaşık %30'u yansıma ve
    saçılmalarla uzaya geri gider.Yaklaşık %20'si hava kürede soğurulur.Geri kalan %50'si
    yeryüzüne ulaşır.
    20. Yüzyılda Güneş enerjisi, kömür ve petrol gibi fosil yakıtların tam tersine son derece temiz ve
    tükenmez bir enerji kaynağı olarak ilgi çekmeye başlamıştır.
    Dünya üzerinde yaşayan biz insanlar, besin de içinde olmak üzere, hemen tüm kullandığımız
    enerjiyi güneşten saklamaktayız.Fosil yakıtlar, milyolarca yılda depoda güneş enerjileridir.Odun,
    yıllarla ölçülen zaman aralıklarında depolanmış güneş enerjisidir.rüzgarlar, deniz dalgaları güneş

    enerjisinin türevleridir.bunlar güneş enerjisinin doğal dönüşümüdür.Birde insanoğlunun
    geliştirdiği güneş enerjisidönüştürüm yolları vardır.
     

Bu Sayfayı Paylaş