Yanlış Kullandığımız Kelimeler

'Türkçe-Edebiyat' forumunda Emma tarafından 11 Ağu 2012 tarihinde açılan konu

  1. LITTLE

    LITTLE Active Member

    satranç – santranç
    naylon – laylon
    okşizen – oksijen
    kopya - kopye
    makina - makine
    sarımsak -sarmısak
    eşofman -eşortman
    deprem-debrem
    bisiklet – pisiklet
    gardrop - gardolap
    program – proğram
    alarm - alarım
    dinozor - dinazor
    dekorasyon - dekarasyon
    voleybol - valeybol/veleybol
    leğen - leyen
    aşağı - aşşağı
    aferin - aferim
    amfi - anfi
    Azerbaycan -Azarbeycan
    Palyaço - Palyanço
    menopoz - menapoz
    kokoreç - kokreç ve kokareç
    aşçı - ahçı
    lanet olsun - nalet olsun
    yine - gine, gene
    promosyon - promasyon
    bisküvi - püsküüt, pisküüt, büsküüt, pisküvi, püsküvüt, püskevit :)
    ataş - ataç
    çiftlik - çiflik
    pantolon - pantalon, pantılon
    inkılap - inkilap
    falan - felan
    şartel- şalter
    matematik - matamatik
    karakter - karekter
    radyasyon - radyosyon
    ıstakoz - istakoz

    (soldakiler doğru kullanım tabiki:) )
     
  2. curium

    curium Primus inter pares

    türkçem kıttır bnm ama
    bu yazdığın falan-felan ikilisindeki felan zaten şapur şupur vs. gibi ikilemelerden değil miydi ben mi yanlış hatırlıyorum yoksa
     
  3. LITTLE

    LITTLE Active Member

    yok canım, o şu şekilde olabilir : falan filan

    ben de bu şekilde biliyorum.
     
  4. anonim

    anonim E-kitap Müdavim

    kahkül - kâkül

    kelime, konusma diline, bilinmeyen bir sebeple ve hatali olarak , kahkül seklinde yerlesmis...
     
  5. Emma

    Emma New Member

    [​IMG]

    bunlarda yabancı dillerden kullandıklarımız ve Türkçeleri
     
  6. anonim

    anonim E-kitap Müdavim

    Aslında ,gelişen teknolojiye de bağlı olarak ,gerek görsel gerek yazılı gerekse interaktif ortam sayesinde , kültürler birbirlerini daha fazla etkiliyor artık. Dilin zenginliği de kültürün yönelimine bağlı olduğu için , doğal olarak dil de bu etkileşimden payını alıyor. Kültürün geçirdiği tüm evrelerden dil de geçiyor bir anlamda.
    Dile yeni kelimelerin girmesi (kelime devşirilmesi) alışılmadık ya da ( bana göre) çok yanlış bir durum değil..O kelime, doğru şekilde dile yerleşmişse, o dili zenginleştirdiğini bile söyleyebiliriz..
    Dili tamamen çekirdek halinde bırakmaya çalışırsak - mesela bütün o Arapça , Farsça, Fransızca kökenli kelimelerden arındırırsak - şu anda kullandığımız TDK Sözlüğü bir hayli incelirdi.
    Tabii şu anda baskın olan kültür genelde Anglosakson (Ingiliz/Ingiliz kökenli) ve Amerikan kültürü olduğu için ,dile daha çok Ingilizce ya da Amerikanca :) etki ediyor …
    Elbette ki dile yeni kelimelerin girmesini kabul etmek , dilimizin özünü bozalım demek değil.. Yeni kelimeyi olduğu gibi alıp ,kesip ,yapıştırıp, kullanmak demek de değil.. (Zaten 68´li edebiyatçı bir babanın , tütünsel dumangaç (sigara) ve çok oturgaçlı götürgeç (otobüs) gibi türetilmiş ifadelerle beyni yıkanarak büyüyen kızı olarak, böyle bir şey dersem, babam herhalde saçını başını yolar:))
    O kelimeyi olduğu gibi almaktan ziyade , ses ve gırtlak yapısına ,gramer kurallarına uydurarak kullanmak asıl mesele.
    Yeni kelimenin kabul edilebilmesi için sağlaması gereken yazısız bir takım kriterler var . Her şeyden önce kelimenin bir ihtiyaca cevap vermesi lazım. Bu, özellikle son dönemde ,teknik terimler için geçerli..Dilimizde bazı teknik olayları açıklayacak birebir kelime karşılığı yok..Bu yüzden de genellikle bu terimler devşiriliyor. Mesela yukarıda Emma´nın listesindeki slayt, yansı olarak Türkçeleştirilmeye çalışılmış.. Ama slayt denilince aklımda hemen bir resim oluşmasına rağmen , yansı içeriği açıklamaktan çok uzak bence..
    Ama mesela kaydetmek diye mis gibi bir kelime varken, neden save etmek gibi yarı Türkçe yarı Ingilizce gulyabani gibi, tuhaf bir ifadeyi kullanmak ister insan bilmiyorum.
    Öte yandan dizayn en az tasarım kadar Türkçe´de yer bulan bir kelime..Ama dizayn tabii ,design değil :)
    Sonuç olarak kelimenin kabulünü sağlayan toplumun belli bir kurala bağlı olmaksızın, kendiliğinden gelişen kabulü veya reddi..Kelimenin sürekli kullanılması onun dile girmesine , kullanılmaması ise zamanla unutulmasına neden oluyor…

    Neyse ;bu kadar vıdı vıdıdan sonra
    Hatalı kullanım: Canbaz
    Doğru kullanım: Cambaz
    „Baz“ için herhangi bir kesin tanımlama olmamakla beraber:

    "Ömer Seyfettin ve arkadaşlarının üzerinde durduğu yalnızca Farsça, Arapça kurallara göre yapılmış tamlamalar değildi. Terkib-i izafî (ad tamlamaları), terkim-i tavsifî (sıfat tamlamaları), vasf-ı terkibî (sıfat tamlaması yapısında birleşik kelimeler) biçiminde adlandırdıkları tamlamalardı. Bunlardan birleşik sıfat tamlaması diye bugün adlandıracağımız dilşad, alemşumul, paybent gibi biçimler, aslında dil-i şad, alem-i şümul, payı bent yapısından aradaki kesrenin (bağlantısi) düşürülmesiyle ortaya çıkmıştır. Bunların dışında Farsça bir fiilin emir biçimi esas alınarak türetilmiş birçok birleşik isim bu yapılarıyla Türkçeye de geçmiştir. Bugün Türkçe Sözlük’te baziden fiilinin baz yapısından türetilmiş olan sihirbaz, cambaz, hokkabaz, çenebaz, sihirbaz, kumarbaz gibi birleşik kelimeler hem isim hem de sıfat olarak kullanılmaktadır.
    Bunların sayısı 25 kelime kadardır. Hemen belirtmek gerekir ki bunların bir bölümü Osmanlı aydınları tarafından türetilmiştir. Oyunbaz, düzenbaz, çenebaz vb. Arapça kimar, Farsça baziden fiilinin baz yapısından türetilerek kumarbaz elde edilmiştir. Bu kelime günümüze kadar ulaşmış, aynı yapıdaki öteki örneklerde olduğu gibi üzerlerinde herhangi bir işlem yapılmamış,karşılıkları bulunamamıştır" (Alinti: Dünden Bugüne Türkçe)


    ..Yani „canbaz“ canıyla oynayan gibi bir şey demek..Fakat „dudak ünsüzlerinin benzeşmesi„ kuralına göre „nb“ yanyana gelince „n“ düşüyor ve yerine „m“ geliyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş